Senelerdir merak ettiğim fakat bir türlü izleme fırsatı bulamadığım, benimle aynı durumdan muzdarip bir dostumla gecenin bir vakti izlemeye koyulduğum Memoirs of a Geisha, Arthur Golden’ın aynı isimli çok satan ve özellikle dili itibariyle okuyucular tarafından bir hayli beğenilen kitabının senarist Robin Swicord’un eliyle sinemaya uyarlanmış hali. 2005 yılında gösterime giren film, Chicago ile sinema dünyasına atılan ve ilk filmini Oscar tarihine geçiren Rob Marshall’ın yönetmenliğinde yapım aşamasından geçti. Japon oyuncular yerine Çin asıllı isimlerle çekilen film, yalnızca bu yönüyle itici olmasından ziyade Hollywood yapımı olmasından mütevellit, işin özünü yansıtmadaki başarısızlığı ve Uzakdoğu sinemasından hiç nasibini alamamış kişilerce beyazperdeye aktarılması dolayısıyla göze batsa da seyirciye tam anlamıyla görsel ve işitsel bir şölen sunuyor.
Bu filmdeki işiyle Oscar heykelciğini kucaklayan Dion Beebe’nin gözüyle ekrana yansıyan görüntüler tek kelime ile takdire şayan. Kamera kullanımı filmi izleme zevkini o kadar katlıyor ki yönetmenin anlatımındaki pürüzlere dikkat etmeme durumları dahi ortaya çıkabiliyor. Görüntü yönetimindeki iddia ve başarıyı ise müzikler destekliyor. Oscar ödülleri ve Hollywood’un (genel manada ve şahsi düşünceme göre) yaşayan en büyük ismi olan John Williams tarafından bestelenen müzikler Uzakdoğu kültürü ile batı ezgilerini sentezlerken seyirciye muhteşem bir konser veriyor. John Williams’ın bu filmdeki müzikleri ile Altın Küre ödülünü kucakladığını da belirtelim.
Teknik ve sanatsal açılardan bakıldığında da filmde tatmin edici bir çizgi olduğunu görüyoruz. Memoirs of a Geisha’nın sunduğu rengarenk görselliğin sebeplerinden biri olan kostümler, yine Uzakdoğu kültürünün ve kumaşlarının (gülüşmeler) etkisiyle oldukça başarılı duruyor. Filmin kostüm tasarımcısı ise 3 Oscarlı (ki birini bu filmle kazandı) Hollywood’un en ünlü tasarımcılarından olan Colleen Atwood. Kostümleri makyajlar, yapım tasarımları ve set dekorları tamamlıyor. Filmin kazandığı bir diğer Oscar da zaten sanat yönetimi kategorisindeydi.
Oldukça geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan Memoirs of a Geisha’da başrol Sayuri’yi canlandıran Ziyi Zhang’in vasatın biraz üstündeki performansından ziyade Mameha rolüyle karşımıza çıkan Michelle Yeoh ve Hatsumomo karakterine hayat veren Li Gong’un performansları takdiri hak ediyor. Genel anlamda ise tatmin edici bir oyuncu ekibi performansı izlediğimizi söyleyebilirim.
Senaryoda hoşuma gitmeyen bir takım yönleri ve özellikle teknik anlamdaki başarısıyla göze batan, senelerdir içinde bulunduğum merakı giderirken genel olarak beni tatmin etmeyi başaran bir film oldu Memoirs of a Geisha. Künyesine bakarken Akademi’nin hakkında doğru kararlar verdiği yapımlardan biri olduğunu düşünsem de eminim ki bu filmi Japon sinemasından izleseydik karşımızda bir başyapıt olurdu. Hollywood versiyonu için diyebileceğimiz tek şey ise standartların üstünde ve izlemesi keyif veren bir film olmasından ibaret.
“Kaderimizin peşinde koşmak için geyşa olmadık. Geyşa olduk. Çünkü, seçme şansımız yoktu.”
KAYNAK:http://www.sinemakulubu.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder